Facebook'a Sansür

Facebook'un inanılmaz bir hızla büyümesinde gmail kullanıcılarına yönelik bağlantı paylaşımlarının büyük bir rolü olduğuna inanan internet uzmanları, Google'ın Facebook'un "arkadaş bul" özelliğini gmail için engelleme hazırlığının, sosyal paylaşım devine oldukça ağır bir darbe vurabileceği inancında.

Google'ın Facebook'a yönelik bu kararının sebebi ise şirket tarafından büyütülmek istenen Google'ın kendi sosyal paylaşım ağları. Google yetkilileri bugün 500 milyondan fazla kullanıcısı bulunan Facebook'un kurulduğu tarihten bu yana geçen 6 yılda Gmail bağlantıları yoluyla oldukça büyük bir kullanıcı kitlesini network'üne kattığı inancında.

HEDEF FACEBOOK'A RAKİP SİTE
Daha önce Wall Street Journal'da yer alan bir haberde, Google'ın Playdom Inc, Electronic Arts'a bağlı Playfish ve Zynga Game Network'le birlikte Facebook'a rakip bir sosyal paylaşım ağı oluşturmaya çalıştığı ve bunun için sadece Zynga'ya 100 milyon dolara yakın bir yatırım yaptığı belirtilmişti. Google'ın bu son hamlesi de "sosyal ağ" planının artık yürürlüğe sokulmaya başlandığı şeklinde yorumlanıyor.

(Kaynak: Haberturk) Facebook Twitthis Furl

Şahin K Efsanesi Geri Dönüyor

Almanya'da çektiği erotik filmlerle bir fenomen haline Şahin K 2007 senesinde bıraktığı film söktörüne geri dönüyor.
Bu kez filmin konusu komedi olacak. NTV'ye konuk olan Şahin K, Ron jeremy'ye benzetiliyorsun bu konuda ne diyeceksiniz? sorusuna "Ben bir dünya starıyım Ron Jeremy bana benzesin ben neden ona benziyeyim ki? cevabını verdi.Şahin K bugüne kadar 200'den fazla filmde yer aldığını söyledi. 
Şahin K'nın Bu filminde Tecavüzcü Coşkun, Nuri Alço gibi oyuncularda yer alacak. Sektörde tek başına değilim diyen Şahin K bu işlerden Avrupa,da fazla para kazanılmadığını söyledi. Ancak Amerika'da çok para kazanabilirsiniz dedi.Şahin K'nın yeni filmi ocak ayında vizyonda olacak.

Facebook Twitthis Furl

Yemekteyiz

Ne o ekrem bey, eşeği ellerinizi yıkamadan  mı kesiceksiniz ?
- Haklısınız heyecandan..
Ekrem Bey son hazırlıklarını yaparken biz de oturma odasına bir göz atalım.. Minimalist bir anlayışla döşenmiş, ferah bi yaşama alanı yaratmış Ekrem bey.. (çıplak kadın resimleri ve şişme bir bebek :))
Bakalım konuklar Ekrem beyin menüsünü beğenmişler mi?
- Limonlu petit Löşan Krayon.. kolay yemek seçmiş.. (Salih sivri (42) stilist)
- Avranıdını sktiminin yazısı okunmuyo (Nurettin Enli, (38) ev hanımı.)
-Osman(35) Asker Kaçağı
Ekrem beye dönelim yemekler hazırmı Ekrem Bey?
- Bugünde doyduk
Ağızda dağılan kıvamıyla krallara layık limonlu petit lö şan krayon
Konuklar yavaş yavaş gelmeye başladılar (iett 38 T )
Ekrem beye başarılar diliyoruz.
- Bu ne lan yemem ben bunu
- Eşeğin g.tünü ye
Ağızda dağılan kıvamıyla sofraların vazgeçilmezi.. (eşeğin g.tü)
Gecenin sonunda ekrem beyin konuklarına bir sürprizi var. (elinde şişme bebekle :))
Bakalım konukların puanlaması ne olacak?
- O karı için sekiz yıl hapis yatarım Allahıma ( 8)
- Yemekte müzik olsaydı daha iyi olurdu Ankara havası mesela .. ( arabada 5 evde 15 )
- Son otobüsü kaçırdık galiba (38 T)
- Facebook Twitthis Furl

Ölümü Unutma..‏

"Ihanet yağmurunda ıslandık birer birer, şimdi yorgun düşlerimiz yalnızız yalnız.."

Diye başlıyor o muhteşem şarkımız sözlerinin güzelliğine kapılıp azmı sevdi gözlerimiz gözlerimizi. Yüreklerimizin birbiri ile yoğuruluşundan, tenimizin sıcaklığına dalarak gördüğümüz rüyalardan vazmı gececeğiz bu kadar kolay ? Sözlerindemi yoktu önemi peki ya o uykusuz gecen geceler, öldüresiye uyanışlarmı yoksa güne sensiz. Güne sensiz başlamak dedik ya her an seninle gittiğim yerleri sana gösterememekti bana dert olan yoksa ben sensiz ne bir adım atmışımdır nede bir soluk alışım oldu. Sense bana yalan söyledin sevgili hiç mi acımadı için ? Bambaşka bir dünya kurdurdun bana rengarenk ciceklerle süslenmisti evimizin bahcesi güneşimiz her zaman aydınlıktı yağmurlar yağsada üzerimize inan ben seninle hiç üşümedim o düşlerde. Düşlerde.. çünkü hepsi birer palavranın yahut hayalgücünün eseriydi oysa ki ben safdım! Sana inandım aslında ben sana değil şu deli yüreğime inandım sevdim dedi seni gönül ferman dinlemedi ve ben bu oyuna direkt dahil olmus oldum. Ne yapayim yüreğim istedi bende geldim, inandım.. Ne yazık ki ışıklar söndü günes aydınlığını yitirdi benim düşlerimde. O rengarenk cicekler yerini ala bıraktı parıldayan günesi gölgeledi karabulutlar ben mi istedim bu karanlık yalnızlığı ? Hepsi ansızın gelmişti üst üste yalnızlığın ne demek olduğunuda anlıyordum yavaş yavaş. Bunada alışmalı belkide insan herzaman birileri olmayacak ki yanında "Ölümü unutma" herzaman bir eli tutamayacak ya da göze bakamacaksın bir soluğu hissetmeyeceksin belkide işte bu yalnızlık.. Yalnızlık ama bununda bir keyifli vakti var elbette ki örneğin yalan söylemez sana yalnızlık, asla kandırmaz yarı yolda bırakmaz mesela.. Sevilecek yanlarıda vardır yalnızlığın belkide daha cok sevmeli insan kendi yalnızlığını o zaman gülümsemelerin olacaktır seninde anlamsızca yakaladığın işte bu yalnızlık ile senin arandaki platonik bağın ifadesidir. Aslında her insan en cok yalnızlığını severde korkar belkide karanlıktan! O nedenle birilerini ister etrafında güvenmeyi özler yalandan korkar ve kaçar belkide bu anlamsızlık mücadelesinde nereye gideceğini bilmeden ve bir o kadarda havalı pusulaya bile ihtiyaç duymayan bir adam oluverir. Daha sonra sevmeler yalan gelir gülüp geçersin sevişme öncesi aşk muhabbetlerine ya da anlamsızlaşmıştır senin için bu sözcükler, sadece sözle yaşatılan aşklara alışmışsındır cünkü sen. Eski o BÜYÜK AŞK'ları ararsın belkide hatırlamak bile yeter coğu zaman ama eski işte kalmış bir köşede simdilerde asklar yasanmaktadır ufalmış ve uzaklaşmış gerçekten. Demiştim ya "Ben AŞK'a inanırım en koyusundan" öyle işte koyu olmalı aşkın şerbeti, birde şu var sevgili her ne kadarda desende ben en kırmızısından içtim aşkın şarabını emin ol daha keskinini mayalayanı olur birgün. Umutsuzluklarını aşarak kendi çin seddinden atlayacaksın arka bahçene herne güzellik varsa senin için yaratılan tatmak için koşacaksın şuursuzca ufkuna doğru. İşte o nedenle artık siliniyor gözlerin belleğimden işte o nedenle artık hatırlandığında can yakmıyorsun sevgili..
 
İsmail YALTIRIK - 06/06/2010  
Facebook Twitthis Furl

İHTİMAL

Bir ihtimal daha var belki sen gelirsin diyor şuan çalan şarkı. Neden hep giden bekleniyor yahut anılıyor ki ? Insanların birlikteyken asıl düşündüklerini değil de hayal ürünlerini sergiledikleri için mi bu kadar etkili oluyor bu durum ? Elimin tersi ile iterek her şeyi tüm sevdalardan vazgeçerek uzaklaşıyorum bu palavralardan. Kalbimin kapılarını kapatarak anahtarını da okyanusun en derin yerine atmak istiyorum aslında. Bu şekilde olursa da bir denizkızı gerekecek bana ki anahtarı oradan alabilsin tabi bu da mümkün olmayacağı için yalnız kalma ihtimali ile karşı karşıya kalacağım, aslına bakarsan razıyım ben bu duruma " günler/aylar/yıllarca" kandırılmaktansa hiç yaşamamak daha iyi olmaz mı ? Ya da bir kura gibi bir şey olmalı neden insanoğlu bu kadar ucuza yaşıyor ki hayatı seçenek çok sanırım ondan. Kimse kimsenin iç dünyasını ya da geçmişini bilemediği için ve kişinin kuracağı sihirli sözcüklere teslim ediyor kalbini. Ne kadar acı öyle değil mi karşımızdaki insanın vicdanına kalmış olay tertemiz bir sayfa ile karşımıza çıkmış gibi görünse de içindeki karanlığı saklayabiliyor kolayca. Bu nasıl bir denge bilmiyorum ama işte ben bundan korkuyorum çünkü bu zamana kadar karşılaşılanlar arasında ne yazık ki gerçekten anlatılanlara rastlamadı bu yürek! Hepsi Yeşilçam misali ucuz hikayeler gibi süslediler zamanı akrep ile yelkovan bile inanmadı aslında ama ihtiyacı oluyor sanırım insanın bazen güzel sözcüklere. Kabulleniyor gerçek olduğuna inanmasa da bir çok şeyi. Böyle olmamalı aşk oyunları aslında aşk oyun olmaktan çıkmalı ve bu şekilde çoklu seçenekler sağlanmamalı birini sevdimi insan orada takılıp kalmalı! Kendi iç dünyasına bir başkasını daha kabul edememeli. Böyle bir şey istiyorum aslında ben arkası yarınlarla uğraşmadan ya da sevgi olmadığı halde menfaat için gülen yüzlerden uzakta durmak. Kısacası harbiden yaşamak her şeyi, aldığın nefes kadar gerçek olmalı tuttuğun el. Senin için atan kalbin titreşimini hissetmelisin gerçekten, kurduğun cümleyi süslesin diye sonuna birkaç kelam daha eklemek yerine kalbinin nehrinden akanı direkt olarak aktarabilmelisin. Nerede öyle temiz muhabbetler bilmiyorum ama en azından hayalini bile kurmak güzel göründü şuan. Sanırım içilen birkaç biranında etkisi vardır bu güzel manzarada ":)" Bıktım daldan dala atlayıp köşe kapmaca oynamaktan ellerimi açacağım ama alkol olunca ters oluyor bu durum yalvarış değil de arzulamak oluyor sanırım! Arkanı döndüğünde içinin rahat olması güzel olurdu ya da telefonu kapattığında huzur içinde uyumak. Sence de hoş olmaz mı ? Sağdan soldan çalıntı mesajlar yerine kalbinin içindekileri dökmek kağıda ya da en saçma düşüncelerini bile utanmadan sana aktarmak "şeffaf" olmak yani! Bu devirde bulunmayan bir özellik bu ama düşünce işte kaydı oralara. Çok şey mi istedik bu saatte ya da fazlamı hayalperest olduk bu yazının içinde. Ben istemiyorum iki günde aşık olanı o sihirli kelimeler bu kadar ucuz olmamalı sevda sözcüklerinin en kıymetli ziynetten bile fazladır değeri. Şu devire ters düşünceler bunlar ama zaten bende bu devirin adamı değilim ki! Yaşadığım frekansa ayarlaması gerekiyor zaten hayatıma giren kişinin kendini yoksa uyuşma olayımız menfaatin dışına çıkamıyor iki taraf birbirinden faydalandıktan sonra yollar ayrılıyor bazen çorabının tekini bile giymeden hızlıca terk ediyorsun olay yerini yok yok bu böyle olmamalı ya da ben böyle olmasını istemiyorum artık. Çok sıkıldım kısa filmler çevirmekten ve çok saçma geliyor her senaryoda başka biri ile oynamak. TEK! Olmalı yüreğinin attığı yürek ve böyle devam etmeli bu hayat aksi takdirde bizde sahte yaşamın dalgasına kapılıp kaybolacağız bu fırtınada!


İsmail YALTIRIK - 17/07/2010 Facebook Twitthis Furl